Sıkça Sorulan Sorular

MOM nedir?

"Medya Sahipliği İzleme" (MOM) ilgili tüm medya kuruluşlarının (yazılı, radyo, televizyon ve internet) sahiplerini listeleyen, kamuya açık, sürekli güncellenen bir veri tabanı oluşturmak amacıyla geliştirildi.

MOM, medya sahipliğinin belirli bir zümrede toplanmasıyla ortaya çıkan medya çoğulculuğuna dair risklere ışık tutmayı hedefler (Daha fazla bilgi için: Metodoloji). Ulusal karakteristikleri anlamak ve medyada sahiplik yoğunlaşması riskini arttıran ya da azaltan unsurları belirlemek için MOM ayrıca medya sektörü şartlarını ve yasal atmosferi de niteliksel olarak değerlendirir.

MOM’un arkasında kim var?

MOM, dünyanın her yerinde basın özgürlüğü, bilgi ve haber alma hakkını savunmaya çalışan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün (RSF) Almanya kanadı Reporter Ohne Grenzen tarafından tasarlandı ve hayata geçirildi.

RSF her ülkede bölgesel bir kuruluşla koordinasyon halinde çalışır. Örneğin

Kamboçya'da Bağımsız Medya için Kamboçya Merkezi (CCIM) ile çalıştı.

Proje, Federal Almanya Ekonomik Dayanışma ve Gelişme Bakanlığı (BMZ) tarafından finanse ediliyor.

Medya sahipliğinde şeffaflık neden önemlidir?

Özgür, bağımsız ve çoğulcu medya farklı bakış açıları sunduğu ve iktidarların eleştirilmesine imkan verdiği için demokratik toplumların olmazsa olmazıdır. Görüş farklılıklarını tehdit eden riskler, medya sektöründeki yoğunlaşma, kamuoyunu etki altına alma ve farklı bakış açılarının sektöre girmesini zorlaştıracak bir ortam yaratılmasıyla ortaya çıkıyor (medya sahipliği yoğunlaşması). Bununla mücadelede en büyük engel, medya sahipliğinin şeffaf olmamasıdır: İnsanlar bilgiyi kimin sağladığını bilmezlerse, bilginin güvenilirliğini nasıl değerlendirebilirler?

Gazeteciler, çalıştıkları şirketin kimin kontrolünde olduğunu bilmezlerse, işlerini nasıl düzgün yapabilirler? Yetkililer, medya çarkının arkasında kimin olduğunu bilmeden, "medya sahipliğinde yoğunlaşma"yı nasıl değerlendirebilirler?

Bu nedenle, MOM, şeffaflık yaratmayı ve "medyanın içeriği kimin kontrolünde?" sorusunu cevaplamayı amaçlıyor.

MOM ne çeşit bir yoğunlaşma kontrolü öneriyor?

MOM normatif ifadelerde bulunmaz - medya sahipliğinin nasıl kontrol edileceğine dair bir fikir sunmaz. Bir medya kuruluşunun düzgün işleyip işlemeyeceği ülkelerin iç dinamiklerine, mevcut yasal düzenlemeler ve sektör şartlarına, medya sahiplik yapılarının profiline bağlıdır.

MOM bir şeffaflık aracı olarak, yoğunlaşma ve iyi yönetişim konularında demokratik bir tartışma başlatmayı amaçlıyor. İnsanların; yeterli bilgiye ve görüşlerin özgürce paylaşılabildiği geniş bir tartışma ortamına erişimi olursa verecekleri kararlar da daha kaliteli olur ve bu kararlar onların ihtiyaç ve taleplerini daha iyi temsil eder.

Veriler nasıl toplanıyor?

  • Tercihen, resmi veri kaynakları ve/veya üst düzey güvenilirliğe sahip kaynaklar kullanılır.
  • Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) ve Basın İlan Kurumu (BİK) bu projede sıklıkla referans alındı.
  • Veriler kamuya açık olmadığında, veriler doğrudan medya şirketlerinden ve araştırma kuruluşlarından alınır.
  • Temelde aşağıdaki kurumlardan elde edilebilen verileri kullandık

Nielsen Holdings PLC

Reuters Akademi

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)

Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi (ticaretsicil.gov.tr)

İstanbul Ticaret Odası

Basın İzleme ve Araştırma Derneği (BİAK)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)

MOM Türkiye ekibi çalışma boyunca alandaki ilgili kişilerin bilgi, görüş ve yorumlarına başvurdu.

Ekipte yer alanlar:

Ceren Sözeri, Doç. Dr. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi

Erol Önderoğlu, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Türkiye Temsilcisi

Asaf Ardak, Basın İzleme ve Araştırma Derneği (BIAK) Başkanı

Nihan Güneli, hukuk danışmanı

Nadire Mater, IPS İletişim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı, bianet danışmanı

Evren Gönül, IPS İletişim Vakfı/bianet projeler koordinatörü

Tüm kaynaklar belgelendi, arşivlendi.

Medya kuruluşlarını nasıl seçtik?

MOM, takipçiye (izleyici, okuyucu, dinleyici) en yüksek ulaşım oranına sahip yayın organlarına odaklandı. Medya şirketlerinin finans yapılarına dair bilgiye ulaşılamadığı için, MOM, şirketlerin kamuoyu üzerindeki etkisini vurgulamak için takipçi paylarını kullandı. Çapraz medya sahipliğini ve sektördeki en büyük medya şirketleri için sektörün tamamına ait takipçi verilerini kullandık. Bu yöntemle, en geniş takipçi paylarına sahip yayın kuruluşlarına ulaştık.

Bu seçme çalışması Nielsen, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Televizyon İzleme Araştırmaları Anonim Şirketi (TİAK), Basın İlan Kurumu (BİK) ve Türkiye İnteraktif Reklamcılık Bürosu'nun (IAB) yürüttüğü medya tüketim araştırmalarına dayanıyor.

Araştırma için televizyon, radyo, yazılı basın ve haber sitelerinin ilk 10 sırası çalışmada yer aldıysa da çalışma öncesi ilk 10'da yer alan ve siyasi nedenlerle kapatılanları da çalışmaya dahil ettik. Ayrıca, medya üzerindeki siyasi kontrolün bir parçası olan daha küçük şirket ve grupları da bulacaksınız.

Sahiplikler ve siyasi ilişkilerle ilgili makaleler ve raporları inceledik. 2013'te medyada yer alan ve Recep Tayyip Erdoğan dahil, hükümet yetkililerinin medya yöneticileri ve iş insanlarıyla yaptığı iddia edilen görüşmeleri de araştırmaya dahil ettik. Doğuş Holding'in hükümet ile kişisel bir ilişkisi olduğuna dair herhangi bir bulgu olmamasına karşın, bu ses kayıtları Erdoğan ve danışmanlarının medya grubunun yönetimine karıştığını gösterdiği için Doğuş Holding'i de "hükümetle ilişkili" şirketlere dahil ettik.

Çalışma, genel bilgilere odaklanıyor. Belirli tematik odakları olan (müzik, spor) medya, sosyal çevreler, arama motorları ve reklamlar araştırmanın dışında tutuldu.

Medya kaynakları nasıl seçildi?

- TV

TV kanalları, ulusal çapta ulaştıkları izleyiciye göre seçildi.

Kaynak:

Televizyon İzleme Araştırma Anonim Şirketi verisi, Temmuz 2016 http://www.tiak.com.tr/raporlar/2016/Temmuz2016.html

- Yazılı Medya

En çok okunan 10 gazete, ulusal çapta ulaştıkları okuyucuya göre seçildi.

Kaynak:

Basın İlan Kurumu (BİK) Bilgi Edinme - Haziran 2016

- Radyo

En çok dinlenen 10 radyo istasyonu,

Kaynak:

Nielsen Haziran 2016 Raporu

http://uryad.org.tr/uploads/files/201606HaneBazl%C4%B1Sonu%C3%A7lari.pdf

- İnternet

Haber siteleri, ulusal bazda ulaştıkları okuyucuya/takipçiye göre seçildi.

Kaynak:

Haziran 2016, IAB Gemius Araştırması http://www.connectedvivaki.com/wp-content/uploads/2016/07/haber-siteleri-top-15.png

Neden Türkiye?

Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler'in yayınladığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne göre, 2016'da 180 ülke arasında, 50.56 puan ile, 151. sırada yer aldı. Türkiye, özellikle 2013'te yaşanan Gezi protestoları sonrasında basın özgürlüğündeki gerileme nedeniyle defalarca uluslararası haberlere konu oldu. Ülkenin neredeyse tüm şehirlerinde sokaklar eylemcilerle doluyken; en önemli haber kanallarından CNN Türk daha sonra bir fenomene dönüşen penguen belgeselleri yayınlıyordu. Eleştirel medyaya yönelik baskıların son zamanlarda iyice artması hükümetin "gerçeklerin" ve "farklı görüşlerin" yaygınlaştırılmasını kontrol etmeye çalıştığını düşündürtüyor.

 

Türkiye'nin yakın geçmişinde manşetler kendilerine verilmiş gibi, 7 gazetenin bile aynı başlıkla yayımlandığı zamanlar oldu.

Ana akım medyada çalışan muhalif gazeteciler pozisyonları ya da işlerini kaybetti, pozisyonlarından çıkarıldı. Hükümet politikalarına eleştirel haberleri ya da farklı editöryel çizgileri nedeniyle bir şirketin batmasına yetecek kadar büyük vergi cezalarıyla tehdit edildi. Hükümeti destekleyen yayın organlarının sahipleri medya dışı sektörlerdeki yatırımlarında başarılı oldular.

Türkiye'de, basın özgürlüğü yalnızca T.C. yurttaşları için değil, dünyadaki tüm insanlar için de önemli.

MOM sadece Türkiye için mi var?

Hayır. MOM, evrensel bir metodoloji üstüne kuruldu ve birçok ülkede uygulanıyor. Medya sahipliğinde yoğunlaşma eğilimi bütün dünyada gözlemlenebiliyor olsa da, uygulama ve analizler öncelikle gelişmekte olan ülkelerde yapılıyor. 2015'deki pilot uygulama Kamboçya ve Kolombiya'da yapıldı. Türkiye 2016'da projenin uygulandığı altı ülke (Ukrayna, Tunus, Peru, Moğolistan ve Filipinler) arasında yer aldı.

Çalışmanın kısıtları neler?

Ekonomik Veri Olmaması: Sektör payı bazında yoğunlaşma hesaplanamadı. Çünkü tam ve güvenilir rakamlar kamuya açık değildi. Talep üzerine, yalnızca iki yayın organı bu verileri paylaştı.

Çelişkili veriler: Gazete tirajları Türkiye'de oldukça tartışmalı bir konu. Dağıtım firmaları tarafından açıklanan resmi veriler sorgulanıyor. Bedava dağıtılan gazetelerin daha fazla ilan alabilmek için tirajlara eklendiği yönünde yaygın iddialar bulunuyor. MOM Türkiye ekibi, "tartışmalı olmayan" verilere ulaşamadığından, gazetelerle ilgili araştırmasını resmi tirajlar üstüne kurdu.

"Havuz Medyası": Türkiye'de "havuz medyası" kavramı, birçok firmanın hükümet propagandası yapmak amacıyla yayın organlarını satın aldığı, ancak sahiplerin tek bir firma olarak görünmesine verilen isim. Havuz medyasında, yatırımcıların tamamı kamuya açık değil veya resmiyet taşımıyor.

Kime ulaşmayı amaçlıyoruz?

Veri tabanı, herkese genel medya sistemi hakkında genel bilgi sunma imkanı veriyor. Sivil toplum çalışmalarına bir "gerçeklik temel" oluşturuyor, medya sahipliği ve yoğunlaşması üzerine kamusal farkındalığı arttırıyor. MOM aynı zamanda Rekabet Kurulu üyeleri ve devlet çalışanları için medyada çoğulculuğu korumak adına yapılacak uygun düzenlemelerde kullanılmak üzere bir referans kaynağıdır.

Peki şimdi ne olacak?

Veri tabanı, tarih bağlamı içinde, mevcut durumun bir kesitini oluşturuyor.

Diğer ülkelerde uygulanmasının ardından, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü tarafından hazırlanan Basın Özgürlüğü Endeksi'ne benzer şekilde, medya sahipliği yoğunlaşması hakkında da uluslararası bir sıralama yapılacak.

Benzer projeler var mı?

  • Basın Özgürlüğü üzerine Özgürlük Araştırma Birliği Raporu (Ekim 2015)
  • Rapor: Medya - Türkiye'de Hükümet İlişkileri (Ceren Sözeri tarafından yazılmış akademik rapor, Mayıs 2015)
  • Radyo ve TV Yayıncılık Sektör Raporu (RTÜK Raporu 2014)

 

 

 

  • Project by
    Bianet
  •  
    Reporters without borders
  • Funded by
    BMZ