This is an automatically generated PDF version of the online resource turkey.mom-rsf.org/en/ retrieved on 2019/12/12 at 23:16
Reporters Without Borders (RSF) & Bianet - all rights reserved, published under Creative Commons Attribution-NoDerivatives 4.0 International License.
Bianet LOGO
Sinir tanimayan gazeteciler

Medya Hukuku

I.Anayasa Düzenlemeleri

Anayasanın 29.maddesine göre süreli veya süresiz yayın hakkı, önceden izin alma ve mali teminat yatırtma şartına bağlanamaz. Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin kanunda belirtilen yetkili mercii verilmesi yeterlidir. Süreli yayınların çıkarılması ve yayım koşulları, mali kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir.Bu konudaki kanunlar ise; haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı “siyasal, ekonomik, mali ve teknik şartlar koyamaz”.

Anayasanın 30. Maddesinde; basın araçlarının korunması için kabul edilmiş olan düzenlemeye göre; “Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletmekten alıkonulamaz”

II.Radyo ve Televizyon Yayinlari

24 Aralık 1963 kabul tarihli 359 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Kanunu ile radyo-televizyon istasyonları kurmak ve işletmek hakkı Türkiye Radyo Televizyon Kurumuna (TRT) ye verilmiştir.

1982 Anayasası’nın radyo ve televizyon yayıncılığı ile ilgili olarak 133. Maddesiyle; “Radyo ve televizyon istasyonları, ancak Devlet eli ile kurulur ve idareleri tarafsız bir kamu tüzel kişiliği halinde düzenlenir.” hükmü getirilmiştir.

Bu anayasal düzenlemeye dayanarak 11 Kasım 1983 kabul tarihli 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu kabul edilmiş ve 359 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. 2954 sayılı Kanuna göre; radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesi yurt içi, yurt dışına yayın yapılması devletin tekelinde olduğu ve bu tekelin, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından kullanılacağı kabul edilmiştir.

08.07.1993 kabul tarihli 3913 sayılı Kanunla yapılan Anayasa değişikliği ile Anayasanın 133. maddesi değiştirilmiştir. Radyo ve Televizyon istasyonları kurmanın ve işletmenin kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbest olduğu hükme bağlanmıştır.

Anayasanın 133’üncü maddesine göre, radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbest bırakılarak devlet tekelinden çıkarılmıştır.

Anayasa Madde 133 değişikliği ile devlet tekelinin kaldırılmasından sonra 13.04.1994 kabul tarihli ve 3984 sayılı “Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun”[1] 20 Nisan 1994 tarihinde Resmî gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

III.2011 Yilinda Kabul Edilen Kanunla Radyo ve Televizyonlar

15.02.2011 kabul tarihli ve 6112 Sayılı Radyo Ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayın.

Hizmetleri Hakkında Kanun[1] önceki 3984 sayılı Kanunu yürürlükten kaldırmıştır.

Bu Kanun büyük ölçüde Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyinin 3 Ekim 1989 tarih ve 89/552/ECC Sayılı Görsel – İşitsel Medya Hizmetleri Yönergesi dikkate alınarak hazırlanmıştır.

6112 sayılı Kanun “radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi, ifade ve haber alma özgürlüğünün sağlanması, medya hizmet sağlayıcılarının idarî, malî ve teknik yapıları ve yükümlülükleri” ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluşu ile görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla kabul edilmiştir.

Bu Kanundaki tanımlara göre (Madde 3);

  • Televizyon ve/veya radyo yayın hizmeti veren medya hizmet sağlayıcıyı, yayıncıdır. Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik ve diğer düzenlemelerde belirtilen şartları haiz oldukları takdirde kablo, uydu, karasal ve benzeri ortamlardan her türlü teknoloji ile yayın yapabilmeleri için her bir yayın türü, tekniği ve ortamına ilişkin olarak ayrı ayrı olmak üzere Radyo Televizyon Üst Kurulunca verilen izin belgesi ise “yayın lisansı” demektir.
  • Bu Kanuna göre; medya hizmet sağlayıcı, şirket merkezinin Türkiye’de bulunması ve yayın hizmetlerine ilişkin editoryal kararların Türkiye sınırları içinde alınıyor olması durumunda Türkiye’de yerleşik kabul edilmiştir. Medya hizmet sağlayıcının şirket merkezinin Türkiye’de bulunmasına rağmen, yayın hizmetlerine ilişkin editoryal kararların Avrupa Sınır Ötesi Televizyon Sözleşmesine taraf başka bir ülkede alınması ya da yayın hizmetlerine ilişkin editoryal kararlar Türkiye’de alınmakla birlikte şirket merkezinin anılan Sözleşmeye taraf başka bir ülkede bulunması durumunda medya hizmet sağlayıcı, yayın hizmeti faaliyetini yürüten işgücünün önemli bir kısmının bulunduğu ülkede yerleşik kabul edilecektir (Madde 2).  

6112 sayılı Radyo Ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’da “Özel Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar” hakkındaki düzenleme 19. Maddede gösterilmiştir.

Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde sermaye piyasası araçlarını ihraç ve halka arz edebilirler. Bu durumda mevzuat gereği Sermaye Piyasası Kurulunda kayda alınmadan önce Üst Kurulun onayının alınması zorunludur. Halka açık hisselerde nama yazılı olma şartı aranmaz.

Ayrıca Üst Kurul, lisans başvurularına ilişkin olarak ilgili kurumların görüşü de alınmak suretiyle milli güvenlik, kamu düzeninin korunması ve kamu yararı gereklerinden kaynaklanan sebeplerle lisans taleplerini reddedebilir.

Benzeri bir düzenlemeye göre ortakları ile yönetim kurulu başkan ve üyelerinin terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu Millî İstihbarat Teşkilâtı veya Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşların lisans başvuruları reddedilir.

IV. Rekabetin Korunmasi Hakkinda Kanun

Yoğunlaşma/ Tekelleşme radyo ve televizyon hizmet sunumunda çeşitli şekillerde ortaya çıkar.

7.12.1994 kabul tarihli 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek amacıyla kabul edilmiştir (Madde 1).

Gerekli düzenlemeler ve denetimler bu kanun hükümlerine göre Rekabet Kurulu tarafından yapılır. Kanun mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemleri kapsamaktadır (Madde 2).

V.Basin Kanunu Düzenlemeleri

Anayasaya göre basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat şartına bağlanamaz. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri almakla yükümlüdür (Anayasa Madde 28).

09.06.2004 kabul tarihli 5187 sayılı Basın Kanunu  basın özgürlüğünü ve bu özgürlüğün kullanımını düzenlemek amacıyla yürürlüğe girmiş ve eski 5680 sayılı Basın Kanunu’nu yürürlükten kaldırmıştır.  
Bu kanun basılmış eserlerin basımı ve yayımını kapsar. Bu Kanun hükümlerine göre basımcı, bir eseri basım araçları ile basan veya diğer araçlarla çoğaltan gerçek ve tüzelkişiyi ifade eder. Yayımcı ise, bir eseri basılmış eser durumuna getirip yayımlayan gerçek veya tüzel kişi demektir.

Basın Kanunu’na göre süreli yayınlar için yayın merkezinin bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığına “beyanda bulunmak” zorunluluğu getirilmiştir. Bu nedenle “kaydedilmek üzere”, süreli yayının yönetim yerinin bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına bir beyanname verilmesi gerekmektedir (Basın Kanunu Madde 7).

VI.İNTERNET ORTAMINDA YAYINLAR

Türkiye’de İnternet ortamında yapılan yayınlar için 4 Mayıs 2007 kabul tarihli 5651 sayılı “İnter­net Or­tamın­da  Ya­pı­lan Yayın­la­rın Dü­zen­len­me­si ve Bu Ya­yın­lar Yo­luy­la İşlenen Suçlar­la Mü­ca­de­le Edil­me­si Hakkın­da Ka­nun” 23 Mayıs 2007 tarihli ve 26530 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kanunun “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1. maddesine göre, içe­rik sağ­la­yı­cı, yer sağ­la­yı­cı, eri­şim sağ­la­yı­cı ve top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı­la­rın yü­küm­lü­lük ve so­rum­lu­luk­la­rı ile in­ter­net orta­mın­da iş­le­nen be­lir­li suç­lar­la içe­rik, yer ve eri­şim sağ­la­yı­cı­la­rı üze­rin­den mü­ca­de­le­ye ilişkin esas ve usulleri dü­zen­le­mek­tir. Kanunun iki amacı vardır. İçerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek, diğeri ise sorumluluk ve yükümlülükleri gösterilenler üzerinden İnternet ortamında işlenen belirli suçlarla mücadeleye ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.

İçe­rik, yer ve eri­şim sağ­la­yı­cı­la­rı, yö­net­me­lik­le be­lir­le­nen esas ve usuller çer­çe­ve­sin­de ta­nı­tı­cı bil­gi­le­ri­ni ken­di­le­ri­ne ait in­ter­net or­ta­mın­da kul­la­nı­cı­la­rın ula­şa­bi­le­ce­ği şe­kil­de ve gün­cel olarak bu­lun­dur­mak­la yü­küm­lü­dür.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kapatılmış olup diğer mevzuatta, Telekomünikasyon İletişim Başkanına yapılan atıflar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanına yapılmış sayılacaktır. Faaliyet sürdüren ti­ca­rî amaç­la top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı­lar, izin bel­ge­si­ni te­min et­mek­le yüküm­lü­dür­ler. Yer ve­ya eri­şim sağ­la­yı­cı ola­rak fa­ali­yet ic­ra eden ki­şi­le­re, Ku­rum (eski Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı/yeni BTK) ta­ra­fın­dan, te­le­ko­mü­ni­kas­yon yo­luy­la ileti­şim ko­nu­sun­da yet­ki­len­dir­me bel­ge­si olup ol­ma­dı­ğı­na ba­kıl­mak­sı­zın, yer ve­ya eri­şim sağla­yı­cı ola­rak fa­ali­yet ic­ra et­me­si ama­cıy­la bir yet­ki­len­dir­me bel­ge­si dü­zen­le­nir.

Kaynak

İlkiz, Fikret (07.01.2019). Media Ownership According To The Legal Provisions

  • Project by
    Bianet
  •  
    Sinir tanimayan gazeteciler
  • Funded by
    BMZ